Kermes

ELDE EDİLEN RENKLER

Parlak Kırmızı, Mor, Kırmızı, Pembe

İÇERDİĞİ BOYARMADDE

Kermesik asit, flavo-kermesik asit

Bu boya böceği; bazı Akdeniz sahillerinde ve İran'ın Zagros dağlarına kadar olan bölgelerinde her mevsim yeşil olan kermes meşesi olarak bilinen ağacın Quercus coccifera, Quercus ilex ve Quercus robur türlerinde parazit olarak yaşar. Oval şeklinde olan böceğin ayakları ve gözleri yoktur. Kermes vermilo Cocciddea ailesine aittir. Boyarmaddeyi böceğin dişi türleri içerir. Bu böcek, 7 milimetre uzunluğunda 6 milimetre çapındadır. Bir kişi günde ancak 1 kilogram böcek toplar ve bu böcek kuruduğunda ağırlığının 2/3 nü kaybeder.

Tarihçe
Sanskritçe’de (Hint-Avrupa dili ailesinden Hint-İran dili) “kermi” kurt, solucan anlamına gelmektedir. Arapça’da karşılığı “quirmiz” ve Persçe’de “kermes” olarak adlandırılmıştır. Kırmızı renk isminin kermes böceğinden gelmiş olabileceği düşünülmektedir.
Yüzyıllar boyu kermes boyamacılığının Yakın Doğu ve Güney Avrupa’da önemli bir yeri vardır. Kermes böceğinin boyamacılıkta kullanımı MÖ 3000 yıllarında Sümerlerde de bilinmektedir. Sümerlerden kalan birçok kil tablette yünlü kumaş için dokuma ve boyama teknikleri anlatılmıştır. Eski Mezopotamya’da da kırmızı boyamanın en önemli kaynağı kermes böceği olduğu biliniyordu.

Bir Babil şehri olan Nuzi (Günümüzde Kerkük yakınlarında Yorgan Tepe)’deki arkeolojik kazılardan çıkan bir kil tablette, kermes böceğinin tekstil elyafını kırmızı renklere boyamalarda kullanılmış olduğu ifade edilmiştir. Tevrat’da MÖ 1400’lü yıllarda kermesin boyamalarda kullanıldığına dair metinler bulunmaktadır. Persler kumaşların ve pek çok halının kırmızı renk boyamalarında kermes böceği kullanmışlardır. Hatta dünyaya kırmızı boyamaların ilk Perslerden yayıldığı bilinmektedir. Romalılar kermes ile boyanmış kırmızı rengi “scarlatum” olarak adlandırılmıştır. Bu dönemde farklı elyaf (ipek, yün vb. gibi) türlerini boyanmasında kermes böceğini kullanmışlardır. Ayrıca bu böcekten elde ettikleri pigmentleri duvar resimlerinde ve ikonaların da kullanmışlardır.

Kermes Ortaçağda Venedik ve Marsilya’da toplanarak, diğer Avrupa ülkelerine ihraç ediliyordu. Venedikliler kermesten elde edilen kırmızı rengi süper renk olarak kabul etmişlerdir. Kermesin hem üretim tekniklerini kontrol etmiş hem de kalitesini korumuşlardır. Böylece kermes boyamaları “Venedik kırmızısı” olarak tüm dünyada ün kazanmıştır. Osmanlı İmparatorluğunda İstanbul’un fethinden (1453) sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından deniz kabuklularının boyamalarda kullanılmasının yasaklanması, kermes boyamacılığının kullanımının önemini  arttırmıştır. 1464 yılında Roma Kardinallerinin de deniz kabuklarının kullanımı yasaklaması kermes böceğinin kullanımının önemi daha çok arttırmıştır. Ancak Amerika’dan Avrupa ve Asya’ya koşinilin gelmesiyle kermes önemini tekrar kaybetmiştir.

Kermes yüzyıllar boyu şap mordanla yün ve ipeği parlak kırmızı renge boyamak için kullanılmıştır. Kermes ile boyanmış yün rengi kökboya ile boyanmış yün rengine benzerlik göstermektedir. Kermes böceği boya ve pigment olarak kullanılmasının dışında, ilaç olarak da kullanılmıştır. Ünlü Arap hekim Abu ben-Masouiach (ölümü 857) kermesi kalp uyarıcı bir ilaç olarak övmüştür. Büyük İtalyan etimolojist 8. ve 9. yüzyıllarda kermesi önemli bir ilaç olarak çeşitli hastalıklarda kullanılmış olduğunu yazmıştır. Kermesin 18. yüzyıla kadar kalp ilacı olarak kullanımı devam etmiştir. Bu nedenle birçok ülke kermes yetiştirmek için kermes meşesi olarak bilinen bitkileri ithal etmişlerdir.  Ayrıca kermes kanlanmış gözün tedavisinde de kullanılmıştır.Aynı zamanda kermesin ekstraktı “Alkermes” likör aroması ve likörlerin renklendirilmesinde çok önemli bir madde olmuştur.
Kermesi kullanımı hiç bir zaman ve hiçbir alanda yasaklanmamıştır.

Boyama işlemi: Kurutularak öğütülmüş böcek, mordanlı boyama yöntemiyle yapılır.